|
EĞRİSU YAYLASI VE YAĞMACILAR |
|
|
|
|
Yazar cemalettin yıldız
|
|
Çarşamba, 08 Temmuz 2009 |

EĞRİSU YAYLASI VE YAĞMACILAR Çocukluğumda hiçbir engel olmadan çimlerinin üstünde yuvarlandığım, koştuğum, oynadığım o güzelim yaylamın, günümüzde çocukların bile oyun ve hareket alanını ortadan kaldıran ve yaylayı yaşanmaz hale getiren, hayvanların yayla içinde otlama ve hareket olanaklarını yok eden çitleme uygulamalarının çirkin sonuçlarına tanık olmak hepimizi üzmektedir. Çitlemenin yanı sıra, görgüsüzce yapılan ve yaylanın doğal dokusuna uygun olmayan çok katlı beton binalar yaylamızı ne kadar çirkinleştirdiğini yayla sakinleri olarak biliyoruz.
Hepimizin bildiği üzere, yaylamızda evler ve evlerin önündeki çok küçük alan dışında kalan yerler mera kabul edilip, herkesin ortak malı sayılır. Evlerin çevresindeki söz konusu küçük alan büyütülerek çitlenmiş ve yaylada yaşayanların haklarına tecavüz edilmiştir ve edilmektedir. Sevgili dostlar bunun adı yağmacılıktır. Ve bunu yapanlara yağmacı demenin bence hiçbir sakıncası yoktur. Yağmacılık o kadar ileri boyuta vardı ki, iki ya da üç kat evi olan kişiler bile evlerinin önü olmayan yerlerde birkaç dönüm yeri çitleme cüretini göstermişlerdir . Bu durumu nasıl tanımlamalı bilmiyorum. Yani hepimizin malı olan meraları bizlerin oluru olmadan yağmacılar tarafından talan ediliyor. Bu nasıl bir ahlak anlayışı ? iBu yağmacılar komşu hakkının affedilmeyen ve bağışlanamayan bir hak olduğuna inandıklarını sanıyorduk. Nasıl bir inanç ve ahlak anlayışı ile yapılıyorlar bu yağmayı ? Yaylada yaşayan veya hakkı olan hepimizin hakkına olurumuz olmadan el konuyor. Bu durumun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur.
Hukuk, ahlak,teamül ve inanç kurallarına ters duran bu yağma anlayışına karşı çıkan insanların çoğunlukta olması, yağmalamanın sonunu getireceğine olan inancımı pekiştirmektedir. Başta İzmir’de yaşayan ve Eğrisu’da yaylası olan gençler olmak üzere birçok insanın bu durum karşısındaki sert tepkilerine ve duyarlılıklarına tanık oldum. Sözünü ettiğim duyarlı insanlar yapılan yağmanın geçmişten bu güne kadar olan bütün uygulamalarını ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Duyarlı ve onurlu olan bu gençlerden beklenen de budur zaten.
Görüştüğüm duyarlı insanlarda bu konuda ne yapılabilineceği konusunda ortak bir anlayışın geliştiğine tanık oldum. Bu ortak anlayışa göre yapılması gereken şeyin, öncelikle çitlemeyi yapan insanların ikna edilerek çitlerini yıkmalarını sağlamak olmalıdır. Eğer bu yolla sonuca varılmazsa köy ihtiyar heyetinin alacağı çitleri kaldırma kararının bizzat gençler tarafından uygulanmasını sağlayarak, çitleri ortadan kaldırmaktır.
.
Hepimizin kararlı duruşu ile o çitler ortadan kalkarsa, yaylamız o çirkin çok katlı beton binaların varlığına rağmen şimdikine göre daha güzel ve daha yaşanabilir olacaktır.
Ali TATLI
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 02 Nisan 2010 )
|